Mutlu bir iş yaşamının sırrı iş arkadaşlarınızı olduğu gibi kabul etmekten geçiyor.
Olduğu gibi kabul etmek mi?! Peki, bunu neden ve nasıl yapabiliriz?

Eskiden bütün iletişim eğitimlerinde iletişimin ALTIN kuralı olarak; “size nasıl davranılmasını istiyorsanız, siz de karşınızdakine öyle davranın” denirdi. Şimdi ise ne oldu? ALTIN kural tarih oldu. Neden mi? çünkü hepimizin birbirimizden farklı beklentileri ve ihtiyaçları var da ondan. Yeni Dünyada artık iletişimin PLATİN kuralı geçerlidir. PLATİN kural diyor ki, ”karşındaki kendisine nasıl davranılmasını istiyorsa ona öyle davran.”
“ İyi de nasıl bileceğim karşımdakinin ne istediğini, hem beni seven böyle sevsin” demeyin! İllaki gün içinde beraber yaşadığınız ve çalıştığınız insanlar için bazı esneklikler gösteriyorsunuz değil mi? işte bu esnekliklerin temelinde karşıdakinin davranışlarını anlayarak, bu davranışların altındaki beklenti ve ihtiyaçları karşılamak yatıyor. Bunu kimi zaman sevgiliniz için, kimi zaman iş arkadaşınız için, sık sık da “patronunuz” için gün içinde yapıyorsunuz. Bunu yaptığınız zaman onu olduğu gibi kabul etmiş oluyorsunuz. Davranışlarınızı onun ihtiyaç ve beklentilerine göre uyarlıyorsunuz. İş arkadaşınızı veya eşinizi değiştirmeye (o eski bir eşya değil) , düzeltmeye (o bozuk bir alet değil), güçlendirmeye (o bir halterci değil) çalışmayın. İlişkinizi daha verimli ve etkili hale getirecek fırsatlar bulmaya çalışın; Psikiyatr Ertuğrul Köroğlu’nun dediği gibi karşınızdakinin de kendi seçimlerinin ve bu seçimlerden kaynaklanan kendine özgü tutumlarının olabileceğini kabul edin.
Kendi duygularınızın sorumluluğunu taşıyın.
İletişimde bir tarafın daha iddiacı bir tutumda olması çoğu zaman kişiler arasında anlaşmazlık çıkmasına neden olur. İş arkadaşınızın sizden etkilenebileceğini düşünün, ancak onun “değişmek zorunda” olduğu dayatması içinde olmayın. Ona da sizi etkileme özgürlüğü tanıyın. Sizi bilgilendirmesine ve inandırmaya çalışmasına izin verin. Neticede anlatılanlardan etkilenme ve inanma iradesi yine sizindir ama iletişime açık olmak karşınızdakinin kendini ifade etmesini sağlar. Hiç fark ettiniz mi sorunlarımızın önemli bir kısmı anlaşıldığımızı hissettiğimizde çözülür. George Orwell’in dediği gibi;
“belki de insan
sevilmekten çok
anlaşılmayı istiyordu.”
Etrafınızda size anlaşıldığınızı hissettiren kaç kişi var? Bunu size nasıl gösteriyorlar? Bu çok kıymetli beceriyi alıp geliştirmek ve iletişimin PLATİN kuralını daha fazla kişide uygulayarak daha güçlü ilişkiler kurabilirsiniz.
“Beni bir tek sen anladın, sen de yanlış anladın” demeyeceğimiz ilişkilerimizin artması dileğiyle…